Bilinmezlik Kuramı


Bilinmezlik Kuramı. Çok şeffaf olduğunu düşünebilirsin, yada çok karmaşık. Zaman zaman sen bile kendini çözemediğini mi düşünüyorsun?

Oysa çok daha bilinmez olmak seni amacında en istenen noktaya götürecektir.  Kendinle övünmen çok güzel, hakkında anlattıklarında öyle. Fakat bu kanun çok açık ve çok net. Hakkında merak edilenler olması gerekli, insanların seni dinlemesini istiyorsan onlara bişeyler vermelisin ve, meraklarını asla yitirmemeliler.

Bilinmezlik Kuramı

 Zeka + Tecrübe + çalışma = Kesin Sonuç

 

Olayı basit bi şekilde ele alalım, Bir eylem içerisinde bulunacaksın. Bu bir sanat eseri ortaya çıkarmak, yada  gelişimin için olan bir durum değil.

Bu seferki bambaşka. Bir kaleyi feth edecek olabilirsin, yada bir savaş kazanacaksın, veya uzun zamandır kuyunu kazan meslektaşının ayağını kaydırman gerektiği kanısına vardın.

İşte bu durumda sen bilinmez olmalısın. Eyleminin arkasındaki amacını gizlemelisin. Karanlıkta bırak onu. Eylem yapılırken gözükebilir ama amacın sır olmalı. Böylelikle karşı saflarda ki herkesi dengesiz bir tutum, içerisine sürüklersin. Amacını bilmeyen rakip savunma için hazırlık yapamaz.

Zeki misin?

Yoksa Sen Yunuslar kadar zeki değil misin?

Geçtiğimiz günlerde, facebook’ta bir arkadaş paylaşmış;

Bilinmezlik Kuramı

Yunuslar ekip halinde gezerken acıkan karınlarını doyurmak için suyun sığ olan bir bölgesini seçiyorlar, içlerinden bir tanesi kuyruğunu kumlara vurarak daireler çiziyor. Diğerleri de onu takip ederek aynı şeyi yapıyorlar, O esnada hiç birisi yemek için bir girişimde bulunmuyor. sadece ortalığı bulandırıyorlar. Neye uğradıklarını şaşıran, balıklar suyun dışına doğru hoplayıp zıplıyor. Yunusların yüzgeçlerinde bir çatal bıçak eksik sanki. Kafalarını suyun dışına çıkarıyor hepsi ve ortalığın bulanmasından rahatsız olan hatta korkan balıklar son bir hamleyle, dışarıya atladığında, bir çocuğun leblebiyi havaya atıp ağzıyla tuttuğu gibi yunuslarda balıkları mideye indiriyor.

Demek istediğim, Artık yeri geldiğinde zekanı gizlemen gerekli. Herkesin senin ne kadar zeki olduğunu konuşuyor olması, zekan ve bildiklerinle insanları şaşırtıyor olmanda güzel. Ama gerçek güce erişmen için yeterli değil.

 

1620 doğumlu Ninon de Lenclos ( Asıl adının Anne de Lacnlos olduğu söyleniyor) güzelliğiyle zamanında bir çok skandala karışmış. Fakat hepsinden bi şekilde sıyrılmayı başarmış. Dönemin yazarları tarafından çok sevilen Lenclos, eğitimini de Voltaire gibi büyük bir yazarın yardımıyla tamamlamış. Bir filozof zekasına sahip fakat en güzel mankene de taş çıkaracak kadar güzelmiş kendisi. Bilinmezliği her zaman silah olarak kullanan Lenclos derki;

“Bir Kaleye ani bir saldırı gerçekleştirmeyi düşünen başarılı bir generalin, planlarını düşmanına anlattığını duydunuz mu hiç?

 

Amacınızı gizleyin ve ilerleyişinizi saklayın; karşı konulmayacak hale gelene, savaş sona erene dek tasarınızın büyüklüğünü

açıklamayın. Savaşı ilan etmeden kazanın. Bir anlamda geçtikleri ülkelerdeki yıkımlar dışında ne tasarladıkları bilinmeyen

savaşçıları taklit edin. ”  (1620 – 1705)

 

Lenclos’u araştırmaya başladığımda beni en çok etkileyen sözü ise;

“Güzel ve göz alıcı her şey iyi olmayabilir, ancak iyi olan her şey güzeldir.” oldu.

 

Evet sende artık inşalar da merak uyandırmalısın, harekete geç ama amacın sana kalsın.

Kişisel Gelişim>>>

 


A. Cem DÜZGÜN hakkında

1987 Yılında Niğde'de dünyaya gözlerini açan Cem, Önce İstanbul'da Microsoft Sistem Mühendisliği eğitimini tamaladıktan sonra sırası ile Yurt içi ve Yurtdışı pek çok projede görev yaptı. Şuanda Ankara'da yaşıyor ve Web sitesi içeriği, tasarımı, Seo, e-ticaret ve teknoloji alanlarında danışmanlık hizmeti veriyor. Bildiklerini paylaşmaktan büyük mutluluk duyan Evli ve bir çocuk babası Cem aynı zamanda tam bir motosiklet manyağı.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.